KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE DENİZCİLİK TERİMLERİYLE YAZILMIŞ BİLİNMEYEN ŞİİRLER-1

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Geleneğin kendilerine çizmiş olduğu çerçeve içerisinde şiirde mükemmelliği yakalama niyetinde olan divan şairleri, hem bu amacı gerçekleştirmek için gayret göstermişler hem de şiirde yenilik ve farklılık arayışına girmişlerdir. Divan şairlerinin farklılık arayışlarının bir neticesi olarak şiirlerinde kullandıkları bu malzemeler arasında bazı bilim dalları, meslekler ve bunlara ait tabirlerin önemli bir yeri vardır. Tıp, musiki, hattatlık, atçılık, okçuluk, hamamcılık, kasaplık ve şekercilik gibi birçok alanla ilgili veya bu alanlara ait tabir ve kelimelerle yazılmış olan şiirler, divan şairlerinin bu farklılık arayışlarını yansıtan örnekler arasında gösterilebilir. Yine bu farklılık arayışlarının bir neticesi olarak divan şairleri birçok alanda olduğu gibi gemicilik ve denizcilikle ilgili de çeşitli şiirler kaleme almışlardır. Klasik Türk edebiyatında denizcilik terimleriyle yazılmış olan şiirler, Osmanlı'nın denizlerdeki hâkimiyetinin kendini iyice hissettirdiği 16. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanmış ve zamanla bu türde yazılmış olan şiirlerin sayısında hissedilir bir artış olmuştur. Bu dönemde denizcilik terimleriyle şiir yazan ilk divan şairi Yetîm olsa da bu türde şiir yazmanın yaygınlık kazanmasında ve devrinde bu türde şiir yazmanın adeta bir moda hâline gelmesinde Âgehî'nin yazmış olduğu kasidenin çok büyük bir rolü olmuştur. Âgehî'nin denizcilik ve gemicilikle ilgili terimleri büyük bir başarıyla kullandığı bu kasideye, yaşadığı dönemde ve sonrasında birçok şair nazire yazmış veya tahmiste bulunmuştur. Âgehî'nin adeta bir moda başlattığı bu denizcilik kasidesine Derûnî, Taşlıcalı Yahya, Aşkî, İlâhî ve Molla Gubârî nazire yazmış; Molla Mehemmed ve Za'fî ise bu şiire tahmiste bulunmuştur. Bu çalışmada, yapmış olduğumuz mecmua taramaları neticesinde tespit ettiğimiz Ni'metî ve Refîk'in Âgehî'nin kasidesine yazdıkları nazireler ile Fâ'ikî'nin, Aşkî'nin Âgehî'ye nazire olarak yazdığı kasidesine yaptığı tahmis üzerinde durulmuştur. Önce bu şairlerin hayatları hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş, ardından da bu şairlerin yazdıkları denizcilik şiirlerinin şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durularak bu şiirlerinin transkripsiyonlu metinlerine yer verilmiştir

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Edebiyat, Edebi Teori ve Eleştiri

Kaynak

Turkish Studies (Elektronik)

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

10

Sayı

16

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren