Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Osmaniye, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Tüketim değeri teorisi çerçevesinde ekolojik anksiyete ve normatif etki aracılığıyla sürdürülebilir tüketim niyetinin değerlendirilmesi
(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2025) Üstüner, Sefa; Canoğlu, Meltem
Enerji krizi, iklim değişikliği ve çevresel sorunlar giderek daha büyük ve karmaşık hale gelmektedir. Bu durum, insanların çevresel konulara olan farkındalığını ve duyarlılığını artırmaktadır. Sürdürülebilir tüketim davranışı, bu farkındalığın bir sonucu olarak, çevreye duyarlı, sorumlu ve toplum yararını gözeten bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Özellikle doğal kaynakların tükenmesi ve ekolojik dengenin bozulması, bireylerde ve toplumda çevreye yönelik kaygıları artırabilir. Bu çerçevede, sürdürülebilir tüketim davranışının, hem yaşam kalitesini artırmaya hem de kaynakların verimli kullanılmasına katkı sağladığı söylenebilir. Bu gelişmeler, çevre bilincinin yaygınlaşmasına ve çevre politikalarına olan ilginin artmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, Tüketim Değeri Teorisi değerlerinin sürdürülebilir tüketim niyeti üzerindeki dolaylı etkileri, ekolojik anksiyete ve normatif etki aracılığıyla incelenmiştir. Ayrıca, bireyci, özgeci ve biyosferik değerlerin bu ilişkilerdeki düzenleyici rolleri değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, İstanbul'da yaşayan 18 yaş ve üzeri bireylerden, kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak ve yüz yüze anket tekniğiyle 461 katılımcıdan veri toplanmıştır. Verilerin analizinde keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizlerinin yanı sıra, serisel aracılık ve koşullu süreç analizleri, lojistik regresyon analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, Tüketim Değeri Teorisi kapsamında ele alınan faktörler arasında, sürdürülebilir tüketim niyeti üzerinde en güçlü etkiye sahip olan değişken durumsal değer olmuştur. Özellikle, özgeci ve biyosferik değeri yüksek tüketicilerde, normatif etkinin sürdürülebilir tüketim niyeti üzerindeki olumlu etkisi daha güçlü bir şekilde gözlemlenmektedir. Fonksiyonel, duygusal, sosyal, epistemik ve durumsal değerlerin etkileri, ekolojik anksiyete ve normatif etki gibi psikolojik ve sosyal süreçler aracılığıyla farklı seviyelerde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, bireyci değerin düzenleyici etkisiyle birlikte durumsal değerin sürdürülebilir tüketim niyeti üzerindeki doğrudan etkisinin arttığını, ancak ekolojik anksiyete aracılığıyla oluşan dolaylı etkinin azaldığını söylemek mümkündür. Bu bulgu, bireyci değeri yüksek bireylerin doğrudan etkileri daha fazla dikkate aldığını, ancak dolaylı psikolojik süreçlerden (ekolojik anksiyete) daha az etkilendiğini ortaya koymaktadır.
Kırılganlık ve dirençlilik kesişiminde Suriye uyruklu kadınların 6 Şubat depremlerine ilişkin deneyimlerinin incelenmesi: Osmaniye ili örneği
(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2025) Çürük, Derya; Babuç, Zeynep Tekin
Bu çalışma, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli kadınların 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin deneyimlerini, kırılganlık ve dirençlilik ekseninde incelemeyi amaçlamaktadır. Savaş, zorunlu göç, toplumsal cinsiyet ve deprem afeti gibi olguların kesişiminde yer alan Suriyeli kadınların, afet sonrası süreçte psikososyal alanda yaşadıkları zorluklar ile geliştirdikleri bireysel ve kolektif dirençlilik stratejileri araştırmanın odağını oluşturmaktadır. Kuramsal çerçeve olarak, kadınların toplumsal konumlarına dayalı özgün deneyimlerini analiz etmeye olanak tanıyan Feminist Duruş Kuramı ile Kesişimsellik yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın verileri, Osmaniye ilinde yaşayan ve depremleri doğrudan deneyimlemiş dokuz Suriyeli kadınla yapılan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelere dayanmaktadır. Elde edilen nitel veriler, tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular, katılımcıların afet sonrası süreçte ekonomik, mekânsal, fiziksel ve psikososyal alanlarda çok yönlü kırılganlıklar yaşadığını; bununla birlikte, karşılaştıkları çok katmanlı zorluklara rağmen çeşitli bireysel ve kolektif dirençlilik stratejileri geliştirdiklerini ortaya koymaktadır. Geçmişte yaşanan savaş ve göç temelli travmalar, bazı katılımcılar için mevcut kırılganlıkları artıran bir unsur olarak, bazıları için ise dirençliliği destekleyen bir deneyim olarak işlev görmektedir. Toplumsal cinsiyet normlarına dayalı bakım yükü, afet sonrası süreçte kırılganlığı derinleştiren bir etmen olarak ortaya çıkmakla birlikte; çocukların varlığı, aile içi dayanışma, manevi inançlar ve sosyal destek ağları gibi unsurlar, kadınların dirençlilik stratejilerini şekillendiren temel etmenler olarak öne çıkmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda çalışma; savaş, göç ve afet gibi ardışık ve iç içe geçmiş kriz durumlarında kadınların hem kırılgan hem de dirençli özneler olduğunu görünür kılmakta; toplumsal cinsiyet duyarlı sosyal hizmet uygulamaları, aile danışmanlığı hizmetleri ve afet yönetimi politikalarına yönelik kapsayıcı öneriler geliştirmeyi hedeflemektedir. Anahtar kelimeler: Suriyeli kadın, deprem afeti, kesişimsellik, kırılganlık, dirençlilik.
Mustafa Kutlu'nun Mavi Kuş adlı eserinin dil incelemesi (Ses ve biçim bilgisi)
(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2025) Bülbül, Mesut; Demirtaş, Ahmet
İnsanlar dil aracılığıyla anlaşır, iletişim kurar, kültürel ögelerini ve birikimlerini gelecek nesillere aktarırlar. Dil, bir milleti diğer milletlerden ayıran en önemli unsurdur. Her dilin kendine özgü dilsel özellikleri vardır. Türk dilinin de diğer dillerden ayrılan birtakım dilsel özellikleri söz konusudur. Dildeki gelişimler, değişimler ve etkileşimlerin geçmişten günümüze kadar hangi süreçlerden geçtiğini yazılı metinlerden tespit etmek mümkündür. Bunu belirlemek için yazılı eserlerin dil özelliklerinin incelenmesi gerekir. Bir dildeki sözcükler köklerden ve eklerden oluşmaktadır. Kökler ve ekler ise seslerden meydana gelmektedir. Köklerin ve eklerin bir araya gelmesi, seslerin bu duruma etkisi rastgele değildir. Bir metnin dil incelemesinde ses bilgisinin ve biçim bilgisinin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Çalışmada Mustafa Kutlu'nun Mavi Kuş adındaki eserinin dil özelliklerinden ses ve biçim bilgisi incelenmiştir. Üç kısımdan meydana gelen çalışmanın birinci bölümü olan giriş bölümünde Mustafa Kutlu hakkında bilgi, Kutlu'nun eserleri, çalışmaya konu olan Mavi Kuş adlı eser hakkında bilgi, çalışmanın önemi, amacı ve yöntemi bulunmaktadır. İkinci bölümde Mavi Kuş adlı eserin dil incelemesi ses ve biçim bilgisi açılarından incelenmiştir. Eserin ses ve biçim bilgisi başlıklar halinde sınıflandırılmış, açıklanmış ve örneklendirilmiştir. Üçüncü bölüm olan sonuç bölümünde ise eserin dil incelemesi ile ilgili bir sonuca varılmıştır. Anahtar kelimeler: Mustafa Kutlu, Mavi Kuş, dil incelemesi, ses bilgisi, biçim bilgisi.
Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'nda Galiçya Cephesi'ndeki faaliyetleri
(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2025) Kaya, Mustafa Kemal; Candeğer, Ümmügülsüm
1914-1918 yılları arasında gerçekleşen I. Dünya Savaşı sonucunda imparatorluklar yıkılmış yerine ulus devletler kurulmuş ve savaş sonunda imzalanan barış antlaşmalarının ağır şartları nedeniyle dünya, yaklaşık yirmi yıl sonra tekrar bir dünya savaşı yaşamıştır. Osmanlı Devleti; savaşa 30 Ekim 1914 tarihinde Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın dahil olduğu İttifak bloğunda katılmıştır. Çanakkale Cephesi'nin 9 Ocak 1916 tarihinde kapanmasının ardından Çanakkale Cephesi'nde görev yapan en seçkin askerlerden oluşturulan 15. Kolordu, Ağustos 1916 tarihinde Galiçya Cephesi'ne gönderilmiştir. 1914 yılı Ağustos ayından beri Avusturya-Macaristan ile Rus birlikleri arasında muharebelerin yaşandığı Galiçya Cephesi'nde 15. Kolordu, yaklaşık bir yıl süreyle görev yapmış ve önemli muharebelere katılmıştır. Bu çalışmada; Osmanlı askerlerinin I. Dünya Savaşı'nda Galiçya Cephesi'ne gönderilme kararı, Galiçya Cephesi'nde oynadığı rolü, Galiçya Cephesi'nden ayrılma kararı arşiv belgelerinden yararlanarak açıklanmıştır.
Zeytin dal kanseri etmeni Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi'nin izolasyonu, tanısı ve uçucu yağlarla biyolojik mücadelesi
(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2025) Çakmak, Kübra İrem; Aktepe, Benian Pınar
Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi'nin neden olduğu zeytin dal kanseri hastalığı zeytin ağacının önemli bir bakteriyel hastalığı olarak kabul edilmektedir. Bitki patojeni bakteriler zeytin yetiştiriciliği için önemli bir tehdit oluşturmakta, önemli ekonomik kayıplara ve verimin düşmesine neden olmaktadır. Antimikrobiyal uygulamaların bu patojenlere karşı etkinliği, sürdürülebilir hastalık yönetimi stratejileri için büyük ilgi görmektedir. Bu çalışmanın amacı, i: Gaziantep ve Hatay illerinde hastalıklı zeytin ağaçlarından izolasyon yapmak, ii: Urlu dokulardan elde edilen izolatların morfolojik, biyokimyasal ve MALDI-TOF MS ile tür düzeyinde tanısını yapmak, iii: 16 adet uçucu yağ ile In vitro ve In vivo koşullarda biyolojik mücadelesini araştırmaktır. Çalışmada dal kanseri hastalık belirtileri gösteren 7 adet urlu ağaçtan 27 adet patojen bakteri izolasyonu yapılmıştır. Patojen bakteriler, Gram reaksiyon, LOPAT karakterleri ve Matris Destekli Lazer Desorpsiyon İyonizasyonu- Kütle Spektrometresi (MALDI-TOF MS) testiyle tür düzeyinde tanılanmıştır. İkili kültür testinde uçucu yağların 14'ü patojen bakterinin gelişimini baskılayarak 0.32-17 mm arasında engelleme zonu oluşturmuştur. Tarçın uçucu yağının 17 mm inhibisyon zonu oluşturarak en başarılı antibakteriyel etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Karanfil 10.42 mm inhibisyon zonu oluşturarak patojeni baskılayan bir diğer başarılı uçucu yağ olmuştur. Pseudomonas savastanoi Gazey2-1 ile yapay inokülasyonu yapılan zeytin fidanlarında bu iki uçucu yağın etkisi saksı çalışmasıyla incelenmiştir. In vivo deneme sonucunda pozitif kontrol grubunda ortalama ur ağırlığı 0.26 g olarak kaydedilmiş, en etkili olan karanfil ve tarçın uçucu yağı uygulanan fidelerde ise 0.13 g ve 0.15 g olarak ölçülmüştür. Karanfil ve tarçın uçucu yağlarının ortalama ur ağırlıklarına ait varyans analizi sonuçları pozitif kontrole göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermiş ve sırasıyla %50 ve %42 oranında hastalığı baskılamıştır. Bu bulgular uçucu yağların çevre dostu biyopestisitlerin geliştirilmesi için ilgi çekici bir molekül olarak potansiyelini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Syzygium aromaticum, Cinnamomi ceylanici, Antibakteriyel Etki, Sürdürülebilir Hastalık Yönetimi, Organik Tarım



















